FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

12.1.15

Alışkanlığı Değiştirmek


Negatif duruma nasıl girdiğinizi hatırlayın. İçgüdüsel olarak zihninizdeki hayallerin ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz. Beyninizi kontrol edebileceğinizi unutmayın. Yoksa o sizi kontrol etmek zorunda kalır. Sürekli kendinizle konuşmak sizi bezdirmiştir. Beyninizin hiç susmadığı bir pozisyon oldu mu? Zaman zaman beynimiz sürekli diyaloglar yapar. Sorunları kendimizle tartışır. Ya eski tartışmaları kazanmaya ya da eski derecelerimizi düzeltmeye çalışırız. Tüm bunların hepsi size de oluyorsa, sadece sesini kısmanız yeter. Kafanızda sesi daha yumuşak daha alçak ve zayıf yapıp uzağa götürün. Bu birçok kimsenin sorununu çözer.  Ya da bu iç diyaloglardan birisi sizi sürekli sınırlıyor mu? “Onu yapamazsın” sözünü sadece seksi, cilveli ton ve tempoda işitin. Şimdi nasıl hissediyorsunuz. Bu sesin “yapma” dediği konuda kendinizi daha çok güdülenmiş hissedebilirsiniz. Bu hemen yapıp farkı görün. Şimdi başka bir alıştırma yapalım. Bu kez sizi bütünüyle bir şey yapmaya yöneltecek bir hayalinizi düşünün. Gevşeyip o deneyimi zihninizde olabildiği kadar açık açık detaylara kadar resmini görmeye çalışın. Şimdi o resim hakkında sorularım olacaktır. Durup soruları sırayla yazarak cevaplayın. Doğru ya da yanlış cevap yoktur. Farklı kişiler farklı cevaplar vereceklerdir. Yani herkesin cevabı farklı şekilde olur.
1-Hayalinize baktıkça bir film mi yoksa fotoğraf mı görüyorsunuz?
2-Gördüğünüz fotoğraf siyah beyaz ya da renkli mi?
3-Yakın mı yoksa uzakta mı?
4-Solda sağda ya da ortada mı?
5-Görüş alanınızın üstünde altında ya da ortasında mı?
6-Hayalinizle alakalı yani ilgili mi?
7-Kendi gözünle görüyormuş gibi misin, ilgisiz mi yoksa dışarıdan bakan birimisin?
8-Onu sınırlandıran çerçeve mi var yoksa sonsuza uzanan bir manzaramı görüyorsun?
9-Parlak, bulanık, karanlık ya da aydınlık mı?
10-Belirli bir yere yönelik mi yoksa dağınık mı?
Bu alıştırmayı yaparken hangi duyguların güçlü olduğuna ve üzerinde yoğunlaştığınıza en güçlülerinin hangileri olduğuna emin olana kadar dikkat edin. Şimdide işitsel ve dokunsal (kulak-Eller )  alt biçemlerinizle çalışın.
1-Olup biteni kendi sesinizi mi işittiniz yoksa başkasının sesi mi?
2-Karşılıklı konuşma mı yoksa sadece bir kişinin sesini işitirsiniz?
3-İşittiğiniz sesler yüksek yoksa yavaş ve alçak mı?
4-Sesler değişken, tekdüze, ritmik yada kesik kesik mi?
5-Tempo hızlı, düşük sesler sürekli yada gidip geliyor mu ?
6-İşittiğin ses nereden geliyor ya da kendi kendine söylediğin ana ŞEY nedir?
7-Yumuşak, sert, ılık, serin, dalgalı, esnek ya da düzgün mü?
8-İşittiğin ses sıvı, katı, ekşi, tatlı, keskin veya kör mü?
9-Sesi vücudun neresinde hissediyorsun?
Bu sorulara ilk başta cevap vermek zor gibi görünür. İç temsilinizi daha çok dokunsal olarak  şekillendirme eğilimindeyseniz bu görüntüleri oluşturamayacağınızı düşünebilirsiniz.UNUTMAYIN!!! Bu bir inançtır ve siz bu inanca sahip oldukça o da gerçek olacaktır. Biçemlerin ve hislerinize daha çok farkına vardıkça bindirme dediğimiz bir şeyle algılamalarınızı geliştirmesini öğreneceksiniz. Örnek verecek olursak siz işitsel yöne ağırlık verdikçe bir şeyi kavramada ve deneyim de işitsel ipuçlarına bakarak en iyi sonucu alabilirsiniz. Bu nedenle o anda ne işittiğinizi hatırlayabilirsiniz. Bir kez o durumda zengin güçlü bir iç temsile sahipseniz görsel alt biçemlerle çalışmak için görsel çerçeveye ulaşmakta çok kolay olacaktır.
Şimdi şu anda hiçbir özel hisse ve yapmak için hiçbir güdülemeye sahip olmadığınız fakat yapmak için çok güdülenmek isteyebileceğiniz bir şey düşünün. Bir kez daha zihinsel hayal oluşturun. Şimdi aynı sorularla çalışmaya başlayın. Daha önceden kuvvetli bir şekilde güdülenmiş olduğunuz şeye verdiğiniz cevaplarla şimdiki vereceğiniz cevaplar arasındaki farklara dikkatle kaydedin. Örneğin hayale baktığınızda bir film mi görüyorsunuz yoksa resim mi? Sonra bütün görsel ve alt biçem sorularıyla aynı işlemleri yapınız. Bu yaparken hangi alt biçemlerin kuvvetli olduğunu ve hangilerinin en çok durumunuzu etkilediğini not ettiğinizden emin olun.
Şimdi daha önce güdülendiğiniz şeyi biz ona D-1 diyelim. Ve güdülenmek istediğiniz şeye de D-2 diyelim. İkisini birden ele alın ve aynı anda bakın. Bunu yapmak çokta güç değildir. Beyninizi ikiye ayrılmış tek bir Tv ekranı gibi düşünün ve her iki hayale de aynı anda bakın. Alt biçemler arasında farklılık var değil mi? Şüphesiz biz bunları öngörebiliriz, çünkü değişik temsiller sinir sisteminde değişik sonuçlar üretirler. Aynı şeyi yiyeceklerde de yapabiliriz. Kadının biri yapısı ve kreması ve düzgünlüğü yüzünden çikolatayı çok seviyordu. Fakat ağzında ezilmesi yüzünden üzümden nefret ediyordu. Benim yapmasını istediğim sadece ona üzümü yavaşça yemek ısırması ve ağzının içinde üzümün düzgün yuvarlandığını hissetmesiydi. Ve aynı zamanda ona aynı şeyleri yavaş bir tonda söyletip bu hayali ona kazandırdım. Sonunda kadının canı üzüm istemeye ve üzüm yemekten hoşlanır hale gelmeye başladı. Bir modeli alarak birilerinin zihinsel ya da fiziksel bir sonucu nasıl elde ettiğini ortaya çıkarma konusunda meraklı olmalısınız. Mesela birileri bana danışmanlık yapmam için geliyor. Ve “O kadar çöküntü içindeyim ki” diyor. Ben ona “Niçin çöküntü içindesin? ” diye sormuyorum. Kendisine ve bana niçin orada olduğunu temsil etmesini istiyorum. Buda onu hemen çöküntü içine sokuyor. Ben onların NİÇİN çöküntü durumunda olduklarını öğrenmek istemiyorum. Onların NASIL çöküntü durumuna geçtiklerini öğrenmek istiyorum. Bu işi nasıl başardıklarını sorduğumda bana şaşkın şaşkın bakıyorlar. Çünkü o çöküntü içine girmek için zihinde ve fizyolojisinde belirli şeyler yapmak zorunda olduğunu bilmiyor. Sonra soruyorum, “Ben senin yerinde olsaydım, nasıl çöküntü içine girerdim ?” Ne görüntülerdim? Kendi kendime neyi nasıl söylerdim? Hangi tonu kullanırdım Bu süreç belirli zihinsel ve fiziksel eylem yaratır. Ve bu nedenle de kesin duygusal sonuçları vardır. Sürecin yapısını değiştirirseniz o çöküntü durumundan başka bir şey haline gelebilir. Yeni bakış açınızla bunların nasıl yapıldığını bir kez öğrendiğinizde beyninizi çalıştırmaya ve istediğiniz yaşam kalitesinde bir yaşam sürdürmek için sizi destekleyecek durumları yaratmaya başlayabilirsiniz.
.Negatif duruma nasıl girdiğinizi hatırlayın. İçgüdüsel olarak zihninizdeki hayallerin ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz. Beyninizi kontrol edebileceğinizi unutmayın. Yoksa o sizi kontrol etmek zorunda kalır. Sürekli kendinizle konuşmak sizi bezdirmiştir. Beyninizin hiç susmadığı bir pozisyon oldu mu? Zaman zaman beynimiz sürekli diyaloglar yapar. Sorunları kendimizle tartışır. Ya eski tartışmaları kazanmaya ya da eski derecelerimizi düzeltmeye çalışırız. Tüm bunların hepsi size de oluyorsa, sadece sesini kısmanız yeter. Kafanızda sesi daha yumuşak daha alçak ve zayıf yapıp uzağa götürün. Bu birçok kimsenin sorununu çözer.  Ya da bu iç diyaloglardan birisi sizi sürekli sınırlıyor mu? “Onu yapamazsın” sözünü sadece seksi, cilveli ton ve tempoda işitin. Şimdi nasıl hissediyorsunuz. Bu sesin “yapma” dediği konuda kendinizi daha çok güdülenmiş hissedebilirsiniz. Bu hemen yapıp farkı görün. Şimdi başka bir alıştırma yapalım. Bu kez sizi bütünüyle bir şey yapmaya yöneltecek bir hayalinizi düşünün. Gevşeyip o deneyimi zihninizde olabildiği kadar açık açık detaylara kadar resmini görmeye çalışın. Şimdi o resim hakkında sorularım olacaktır. Durup soruları sırayla yazarak cevaplayın. Doğru ya da yanlış cevap yoktur. Farklı kişiler farklı cevaplar vereceklerdir. Yani herkesin cevabı farklı şekilde olur.
1-Hayalinize baktıkça bir film mi yoksa fotoğraf mı görüyorsunuz?
2-Gördüğünüz fotoğraf siyah beyaz ya da renkli mi?
3-Yakın mı yoksa uzakta mı?
4-Solda sağda ya da ortada mı?
5-Görüş alanınızın üstünde altında ya da ortasında mı?
6-Hayalinizle alakalı yani ilgili mi?
7-Kendi gözünle görüyormuş gibi misin, ilgisiz mi yoksa dışarıdan bakan birimisin?
8-Onu sınırlandıran çerçeve mi var yoksa sonsuza uzanan bir manzaramı görüyorsun?
9-Parlak, bulanık, karanlık ya da aydınlık mı?
10-Belirli bir yere yönelik mi yoksa dağınık mı?
Bu alıştırmayı yaparken hangi duyguların güçlü olduğuna ve üzerinde yoğunlaştığınıza en güçlülerinin hangileri olduğuna emin olana kadar dikkat edin. Şimdide işitsel ve dokunsal (kulak-Eller )  alt biçemlerinizle çalışın.
1-Olup biteni kendi sesinizi mi işittiniz yoksa başkasının sesi mi?
2-Karşılıklı konuşma mı yoksa sadece bir kişinin sesini işitirsiniz?
3-İşittiğiniz sesler yüksek yoksa yavaş ve alçak mı?
4-Sesler değişken, tekdüze, ritmik yada kesik kesik mi?
5-Tempo hızlı, düşük sesler sürekli yada gidip geliyor mu ?
6-İşittiğin ses nereden geliyor ya da kendi kendine söylediğin ana ŞEY nedir?
7-Yumuşak, sert, ılık, serin, dalgalı, esnek ya da düzgün mü?
8-İşittiğin ses sıvı, katı, ekşi, tatlı, keskin veya kör mü?
9-Sesi vücudun neresinde hissediyorsun?
Bu sorulara ilk başta cevap vermek zor gibi görünür. İç temsilinizi daha çok dokunsal olarak  şekillendirme eğilimindeyseniz bu görüntüleri oluşturamayacağınızı düşünebilirsiniz.UNUTMAYIN!!! Bu bir inançtır ve siz bu inanca sahip oldukça o da gerçek olacaktır. Biçemlerin ve hislerinize daha çok farkına vardıkça bindirme dediğimiz bir şeyle algılamalarınızı geliştirmesini öğreneceksiniz. Örnek verecek olursak siz işitsel yöne ağırlık verdikçe bir şeyi kavramada ve deneyim de işitsel ipuçlarına bakarak en iyi sonucu alabilirsiniz. Bu nedenle o anda ne işittiğinizi hatırlayabilirsiniz. Bir kez o durumda zengin güçlü bir iç temsile sahipseniz görsel alt biçemlerle çalışmak için görsel çerçeveye ulaşmakta çok kolay olacaktır.
Şimdi şu anda hiçbir özel hisse ve yapmak için hiçbir güdülemeye sahip olmadığınız fakat yapmak için çok güdülenmek isteyebileceğiniz bir şey düşünün. Bir kez daha zihinsel hayal oluşturun. Şimdi aynı sorularla çalışmaya başlayın. Daha önceden kuvvetli bir şekilde güdülenmiş olduğunuz şeye verdiğiniz cevaplarla şimdiki vereceğiniz cevaplar arasındaki farklara dikkatle kaydedin. Örneğin hayale baktığınızda bir film mi görüyorsunuz yoksa resim mi? Sonra bütün görsel ve alt biçem sorularıyla aynı işlemleri yapınız. Bu yaparken hangi alt biçemlerin kuvvetli olduğunu ve hangilerinin en çok durumunuzu etkilediğini not ettiğinizden emin olun.

Şimdi daha önce güdülendiğiniz şeyi biz ona D-1 diyelim. Ve güdülenmek istediğiniz şeye de D-2 diyelim. İkisini birden ele alın ve aynı anda bakın. Bunu yapmak çokta güç değildir. Beyninizi ikiye ayrılmış tek bir Tv ekranı gibi düşünün ve her iki hayale de aynı anda bakın. Alt biçemler arasında farklılık var değil mi? Şüphesiz biz bunları öngörebiliriz, çünkü değişik temsiller sinir sisteminde değişik sonuçlar üretirler. Aynı şeyi yiyeceklerde de yapabiliriz. Kadının biri yapısı ve kreması ve düzgünlüğü yüzünden çikolatayı çok seviyordu. Fakat ağzında ezilmesi yüzünden üzümden nefret ediyordu. Benim yapmasını istediğim sadece ona üzümü yavaşça yemek ısırması ve ağzının içinde üzümün düzgün yuvarlandığını hissetmesiydi. Ve aynı zamanda ona aynı şeyleri yavaş bir tonda söyletip bu hayali ona kazandırdım. Sonunda kadının canı üzüm istemeye ve üzüm yemekten hoşlanır hale gelmeye başladı. Bir modeli alarak birilerinin zihinsel ya da fiziksel bir sonucu nasıl elde ettiğini ortaya çıkarma konusunda meraklı olmalısınız. Mesela birileri bana danışmanlık yapmam için geliyor. Ve “O kadar çöküntü içindeyim ki” diyor. Ben ona “Niçin çöküntü içindesin? ” diye sormuyorum. Kendisine ve bana niçin orada olduğunu temsil etmesini istiyorum. Buda onu hemen çöküntü içine sokuyor. Ben onların NİÇİN çöküntü durumunda olduklarını öğrenmek istemiyorum. Onların NASIL çöküntü durumuna geçtiklerini öğrenmek istiyorum. Bu işi nasıl başardıklarını sorduğumda bana şaşkın şaşkın bakıyorlar. Çünkü o çöküntü içine girmek için zihinde ve fizyolojisinde belirli şeyler yapmak zorunda olduğunu bilmiyor. Sonra soruyorum, “Ben senin yerinde olsaydım, nasıl çöküntü içine girerdim ?” Ne görüntülerdim? Kendi kendime neyi nasıl söylerdim? Hangi tonu kullanırdım Bu süreç belirli zihinsel ve fiziksel eylem yaratır. Ve bu nedenle de kesin duygusal sonuçları vardır. Sürecin yapısını değiştirirseniz o çöküntü durumundan başka bir şey haline gelebilir. Yeni bakış açınızla bunların nasıl yapıldığını bir kez öğrendiğinizde beyninizi çalıştırmaya ve istediğiniz yaşam kalitesinde bir yaşam sürdürmek için sizi destekleyecek durumları yaratmaya başlayabilirsiniz.

Not: Sınırsız Güç(A.Robbins) adlı kitaptan alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...