FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

13.2.15

Alevilikte 4 Kapı 40 Makam Nedir?



Her dinin amacı insanları kötülüklerden arındırıp, iyi ahlakla donatıp ahlaklı insan yapmaktır. Alevi inancında dört kapı, kırk makam vardır. Aleviler Kuran'ı zahiri olarak değil, batini kısmıyla ilgilenir. İnancında da zahirilikten çok batinilik vardır. Bilindiği gibi Kuran'ın bir muhkem, bir de müteşabih ayetleri vardır. İşte ayrılık bu müteşabih ayetlerin yorumlamasında, yaşamlarına uyarlamasında ortaya çıkar. Hepinizin bildiği gibi dört kapı Şeriat, Tarikat; Marifet ve Hakikat kapılarıdır. Bu kapılar Yunus suresinin 57 ayetinde belirtilmektedir. Mealen Ey insanlar işte size rabbinizden bir öğüt (Şeriat), gönüller derdine bir şifa (Tarikat), inananlara bir kılavuz (Marifet) ve bir rahmet (Hakikat) geldi. Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli de tarikattan bahseder. Nedir bu tarikat, tarikat İslam tasavvufunun pratik yönüdür, dört kapı, kırk makamdır.

DÖRT KAPI KIRK MAKAM

Dört Kapı Kırk makam felsefesinin kökenleri, Horasan Tasavvuf Okulu ve bu okulun ortaya çıktığı toplumsal ortam ile Ortaasya, Ortadoğu ve Anadolu din ve inanışlarına dayanır. Bütün bu kültürlerin bir sentezi de Bektaşîlik olarak tanımlanabilir. Bektaşîlik te insan Dört Kapı Kırk makam ilkeleriyle yoğrularak yetişir. Toplum için yararlı ve üretkenlik içinde, hûzur içinde yaşama mücadelesi verilir. Bu anlayış Sünnilik?le Alevî- Bektaşîliğin birbirinden kesin olarak ayrım noktasıdır. Bu şekilde inanç, çeşitli kapı ve makamlara ayrılır insanların kurallar arasına sıkışmadan, karşısındaki seçenekler ile inançsal, düşünsel ve ahlâksal yaşamını kolayca sürdürür.

Alevî- Bektaşî'ler yaşamları boyunca Dört Kapı Kırk makam felsefesinden ayrılmazlar. Bu felsefe, Hacı Bektaş-ı Velî'nin Makalat ve Fevaid adlı kitaplarıyla Buyruk'larda detaylı olarak işlenmiştir. Dört Kapı Kırk makam felsefesinde; Şeriat, Tarikât, Marifet ve Hakikat kapıları vardır. Her kapının da on makamı kırk makam olarak adlandırılır. Onyedi Erkan, Üçyüzaltmışaltı Menzil, ve Oniki Vilayet tabakası'nın yanında Yedi Vilayet dairesi dört Vilayet bölüğü ve Yetmişüç fırka ( mezhep) vardır. Mezheplerden yalnızca biri kurtulanlar (naci), yani geçerli, öbür yetmişikisi ise yanlış ve geçersizdir.

1- ŞERİAT KAPISI

Alevî-Bektaşî'liğin anladığı şeriat; başlangıçta kutsal kökenin bir yansıması olarak algılanan görünür nesnel dünyadır. Zâhir değil, Bâtın'dır. İnsan kendi kendini eğitmeye bu evrede başlar. Kaba, kuralcı bir inanç anlayışı vardır. Bu evrenin inananı abid, olarak adlandırılır. Makamları şunlardır:

1. İman etme : Tanrı'nın birliğine, meleklerine, peygamberlerine inanmaktır. Mürşit önünde yolun bütün kurallarına uyacağına söz verme, bu inancını ikrara bağlama, gönül yoluyla Hakk'ı bulmaktır.

2. Bilim öğrenme : Akılcı ve gerçeklere dayanan bilimleri öğrenmektir. Tarikât yolunda gönül yoluyla önce kendini, sonra kendi özünde, Tanrı'yı bulmak, bunu yaşamında uygulamak ve aklını kullanarak bilgiye ulaşıp sorunlara çözüm bulmaktır.

3. İbâdet etme : Alevî- Bektaşîlik namaz, oruç, zekât gibi zâhiri İbâdetleri yerine getirmez. İbâdetten Tanrı'ya yakın olmayı anlar, Tanrı'yı içinde, gönlünde hisseder.

4. Helal kazanma, haramdan uzaklaşma : Geçimini sağlamak için gerekenleri yasal yollardan kazanmaktır. Çalışarak kazandığı ile geçimini sağlama, ruhûnu, beynini bozguncu, yıkıcı düşüncelerden arındırmaktır.

5. Nikah kılma, evlenme : Evlilik dışı ilişkilerde bulunmama ve yakın akrabalarla evlilik yapmamaktır. İkrar verip yola girme ve yolda şeytana uymamaktır.

6. Çevreye zarar vermeme : Çevreyi kirletmemek. Tüm canlı- cansız varlıkları, doğayı, doğal dengeyi korumaya katkıda bulunmaktır.

7. Sünnet ve cemaat ehli olma : Peygamber'in buyruklarına, kurallarına uymak, Hz. Muhammed'in söz, davranış, uygulama ve onaylarını kabullenmektir.Yol töreleri konusunda bilgili olmak, Hz. Ali ve soyundan gelen imâmların söz, davranış, uygulama ve onaylarını kabullenmek ve Pîr'e, mürşid'e itâat etmektir.

8. Şefkâtli olma : İnsanlara yumuşak ve sevecen davranmaktır. Bütün yaratılmışlarla kardeş olmak, onları Tanrı emaneti bilip korumaktır.

9. Arı (pak) giyme, arı yeme : Kuran'ın izin verdiği şeyleri yemek, giymek ve temizliğe özen göstermektir. Tanrısal nitelikleri tanımak, onları ahlaka indirmek ve davranışlarının bir parçası durumuna getirmektir. Gönül bilgisi yoluyla gerçeği yakalamak, bunu tanrısal özellikler olarak algılamak, algılanan şeyleri ahlâkın temeline indirgemek ve davranışlara yansıtmaktır.

10. İyiliklere sarılma ve kötülüklerden kaçınma : Tanrı buyruklarına uymak ve yasaklardan kaçınmaktır. Tanrı?ya yaklaşmak ve sürekli bu tür bir çaba içerisinde olmaktır.

2- TARİKAT KAPISI

Alevî- Bektaşî'liğin yol kuralları, ilkeleri, töreleri bu aşamada öğrenilir. Bu kapıdan yol'a girilir. Zahîdlik'le özdeşleşilir. Hakk yolu bulunmaya çalışılır. Bu evre, kamil insan olmanın ikinci aşamasıdır.

1. El alıp, tövbe etme : Bir mürşide bağlanmak, ham ervahlık'tan ayrılıp,yetkin duruma gelmek, kötü ve günah işlerden uzak durmak, Hakk'tan halka inen bir toplum hizmetlisi durumuna gelmektir.

2. Mürit olma : Mürşidin isteğine uymak, eğitim alma isteğinden olmak, düşünce ve davranış düzeyinde verilen eğitimi özümseyebilmek için içtenlikle çalışmaktır.

3. Saçını- sakalını kesme ve temiz giyinme : Alevî- Bektaşîlik'te cinsiyet farkı gözetilmez. Saçını giderme, kadının dişiliği'nin erkeğin kişiliği'nin ortadan kaldırılması olarak ifade edilebilir. Bu simgesel olarak çar- dârb erkanından geçmektir. Libas giymekle de, Alevî- Bektaşîlik tarafından kutsal sayılan taç, tennure, haydâriye, kamberiye, kemer kuşanmak, teslim taşı takmak gibi yola özgü giysi ve takıları takınmak, bu yolla ayıpları örtmek anlayışı esas alınmıştır.

4. İyilik yolunda savaşma : En büyük düşman olarak görülen nefisle mücadele etmek, benlik?in geçici ve dünyasal arzularına direnip kendi benliğini eğitmesidir.

5. Hizmetli olma : Kendini insanların mutluluğuna adamak, bunun için her türlü özveriye katlanmaktır.

6. Haksızlıktan korkma, çekinme : Tanrı yolunda yürürken, gerçeğe kavuşurken yanlış bir adım atmaktan kaçınmak ve Tanrı'nın bir yansıması olan insana ve doğaya, kötülük getirecek davranışlardan sakınmaktır.

7. Umutsuzluğa düşmeme : Kutsal gerçeğe bir gün kavuşulacağı umudunu taşımak, haklının haksızı yeneceğine inanmak ve bu inancı hiçbir zaman yitirmemek ve her zaman canlı tutmaktır.

8. Hırka, zembil, makas, seccade; ibret alma ve hidayet etme :
- Hırka alma; Tanrısal niteliklere bürünmek, kutsallık kazanmaktır.
- Zembil alma; İrfan arayıcısı olmak, evrenin gizlerini bilmek, kavramak, gönül yoluyla sezgisel olarak bilgi edinmektir.
- Makas alma; Tanrısal ahlâka uymayan sünnet dışındaki yenilikleri kabul etmeyerek birey ve toplum olarak ahlâk dışı davranışlardan uzak durmaktır.
- Seccade; Her zaman ve her yerde Tanrı tecellilerinin önünde olduğunu bilmek, tanrısal tecelli olarak algılanan şeye, insana büyük bir saygı ve sevgi beslemek, Tanrı sevgisini tecellisine aktararak aynı sevgiyi onda yaşamaktır.
- İbret alma; Her şeyde Tanrı'nın bir hikmeti olduğunu anlamak, benlikten arındırılmış ve ben özelliklerinin katılımıyla beliren toplumsal yaratıcılığın gelişimine katkıda bulunmaktır.
- Hidayete ermek; Hak yoluna girmek ve Tarikâtı benimsemektir.

9. Nimet dağıtma ; Toplumda makam, toplumsal çevre, söz sahîbi, sevgi sahibi ve öğüt sahibi olmaktır.
- Makam Sahibi olmak; Ruhsal bakımdan belli bir olgunluk aşamasına ulaşmış olmaktır. Makam, Tarikât yolcusunun ruhsal bakımdan ulaştığı olgunluk evresini simgeler. Bu anlamda post'u simgelemektedir.
- Cemiyet Sahibi olmak; Yol'a (Tarikâta) girmek isteğinde olmaktır.
- Öğüt (nasihat) Sahibi olmak; Yol kurallarını, ilkelerini, törelerini anlatacak denli bilgi ve beceri Sahibi olmaktır.
- Muhabbet Sahibi olmak; Tanrı'ya, yol ulularına, ya da yol uğrunda yapılan bir işe, eyleme, davranışa gönülden sevgi ve bağlılık duymak, bir sorunun tartışılıp değerlendirilmesi, bir sonuca bağlanması için muhabbet meydanı açmaktır.

10. Aşka erme, şevke erme, özünü fakir görme : Aşka erme; tanrısal varlığı içten gelen bir eğilimle sevmek, sevilende kendini yok etmek, sevilenle bir olmak, seveni yok yalnızca sevileni var etmektir (aşık- maşuk). Şevke erme; Tanrı sevgisinden, tanrısal tecellilerden kaynaklanan coşkuyu duyumsamaktır. Özünü fakir görme: Tanrı uğruna dünyasal varlıklardan vaz geçmek, ben'in geçici isteklerine kanmamak, büyüklük taslamamak tanrısal varlık karşısında bağımsız bir tutum takınmamaktır.

3- MARİFET KAPISI

Gönül yolunda en yüce düzeye ulaşma, tanrısal gizlere (sır) erme evresidir. Bu evre arifler'le özdeşleştirilir.

1. Edepli olma ; Alevî- Bektaşî liğin ünlü ahlâk ve toplum ilkesi burada temel alınır. Eline, diline, beline sahip olmak anlayışı yaşama geçirilir. Kötü hal ve hareketlerden uzak durmak amaçlanır.

2. Bencillik, kin ve garezden korkma ve uzak durma ; Tarikâttan marifete geçen kişinin bu makamdan düşme endişesini taşıma korkuya kapılması, kendine yönelik eleştirileri sürekli canlı tutup özünü bencillikten, kin ve garezden uzak tutmasıdır. Engelleyici bir korkunun kuşatıcılığında her vicdanın sesi dinlenerek, kendini yoklama, eksiklerini saptama ve geleceğe daha arınmış olarak çıkmaktır.

3. Perhizli olma ; Hiçbir şeyde aşırı olmamak, aşırıya kaçmamak, ulaşılan manevi aşamanın verdiği sarhoşluktan korunmak, bu duyguyu yanlış algılayıp kendini yitirmemek ve mahrem olan şeylerden uzak durmaktır.

4. Sabır gösterme ve yetinme ; Bir olgunluk evresi olarak algılanan bu makamda; Tanrı'dan başkasına yakınmamak,Kutsal gerçeğe giderken aceleci olmamak, taşkınlık yapmamak, ölçülü olmak, mürşidin verdiği kadarıyla yetinmek, nefsine uyup mürşidinden kaldıramayacağı isteklerden bulunmamaktır.

5. Utanma ; Yakışıksız davranışlardan ve uygunsuz işlerden kaçınmak, kınanma, ayıplanma kuşkusuyla bir şeyi yapmaktan ya da yapmamaktan sakınmak.

6. Cömert olma ; Bilgisini ehlinden esirgememek, bilgisinden layık olanı yararlandırmak, bunu İbâdetin bir gereği olarak algılamak ve bu yolla insanın kendisini arı kılmasıdır.

7. Bilim öğrenme ; Tarikât yolunda gönül yoluyla önce kendini, sonra kendi özünde Tanrı'yı bulmak, sezgisel aklını kullanarak kesin bilgiye ulaşmaktır.

8. Gösterişsiz yaşamak ; Kişinin kendisine hiçbir varlık tanımaması, teslim olması, uzlaşması, yola, yolun kurallarına tam olarak uyması ve bağlanmasıdır.

9. Arif olma ; Tanrı'nın gönül bilgisi, duyarlığı, derinliği yoluyla kendi özüyle bütünleşmesine izin verdiği ve bu yolla kendi yüce varlığını görebilmesi lütfunu sağladığı, kendi özünü tanıma tadının zevkini verdiği biçimindeki yüksek olgunluk aşamasına ulaşmasıdır.

10. Özünü bilme ; Son amacını alem-i ekber'de bulan ve küçük evren olarak algılanan insanı tanımak, bu yolla son amacını alem- i asgar'da bulan ve büyük evren olarak algılanan alemin farkına varmak, bu bağlamda Tanrı'nın bütün sıfatlarının insanda ortaya çıktığına inanmaktır.

4- HAKİKAT KAPISI

Hakikat, bir ilham makamıdır. İlham doğrudan Tanrı vergisi olarak kalbe, gönülde doğan anlam, sezgi ve bilgidir. İlham, yalnızca arınmış gönüllere iner. İlham'da aldanma ve yanılma olasılığı yoktur. Hakk'ı görme, tanrısal alemin gücü içerisinde erime ve hakikat evresinde gerçekleşir. Kamil insan olma yolculuğunun sonuncusu ve yetkinliğe varma aşamasıdır. Bu evrede Hakk'tan halka inilir, Halka hizmet Hakk'a hizmettir anlayışı egemendir. Düşüncelerin ifadesinde kurulu düzenin kurallarını yıkıcı, dünyasal yaşamını kurallara alan her türlü baskıya karşı tepkici bir tutum sergilenir.

1. Toprak (turab) olma ; Herkesin ayak toprağı anlamında alçakgönüllü olmak, Tanrı'dan gelen herşeyi gönül hoşluğuyla karşılamak, Tanrı'nın hoşnutluğunu, onayını kazanmak, kendini yol kurallarına bırakmak ve teslimiyete ermektir.

2. Tüm insanları bir görme ; İnsanlar arasında din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmamak ve tüm insanların inançlarına hoşgörüyle bakmaktır.

3. Elinden geleni esirgememe ; Verici olmak. Elinden gelen bir hizmeti, yardımı vermekten, yapmaktan kaçınmamaktır.

4. Kimsenin ayıbını görmeme ; İnsanların iyi, yararlı ve üretici yanını yakalamak; insanların kusurlarını, ayıplarını örtücü olmak, onları büyütmekten, yaymaktan kaçınmaktır.

5. Tevhid anlayışında olma ; Bütün varlık türlerinin Tanrı'da bir olduğuna inanmak, Tanrı'dan başka varlık tanımamak, Tanrı'nın birliğine ve Ali'nin Tanrı'nın ?Velî?si olduğuna inanmak, Tanrı'nın görüntüsü durumundaki tüm canlı- cansız varlıkları sevmek ve bunu bir İbâdet olarak algılamaktır.

6. Vahdet- i Mevcut anlayışında olma ; Tanrı'ya yakın olmak, Tanrı'yla bir olmak ve Tanrı- evren- insan üçlüsünden oluşan birliği Tanrı olarak algılamaktır. Vahdet-i Vücut biçiminde görülen tasavvuf akımı, Alevîlik- Bektaşîlik'te Vahdet-i Mevcut biçimini almıştır.

7. Anlamı bilme, sırrı öğrenme ; Gönül sezgisi yoluyla duyular üstü bilgiye ulaşmak, marifete ermek; Bâtın ve Tarikât bilgisini özümsemek ve hakikate ermek; nefsin isteklerinden sıyrılıp derin düşünceye dalarak, Tanrı evi olarak tanımlanan gönülde ortaya çıkan örtülenmiş (gayb durumunda) şeylerin, yani Hakk'ın örtülediği ancak halka bildirmediği şeylerin ayrımına varmak, sırra ermek; ulaştığı anlamı, erdiği sırrı, ehil olmayandan sakınmaktır.

8. Seyrü sülüğünü tamamlama ; Seyrü sülük aşamaları sıralamasında son evre olarak benimsenen ve Tanrı'dan halka dönmek olarak algılanan seyri anillah (Tanrı'dan yolculuk) aşamasını tamamlayıp gerçekle gerçek olmaktır.

9. Gerçeği gizlememe ; Sohbette, muhabbette hakikat sırrını Hak'tan halka taşımak; inançtan akla atlamak ve aklın öncülüğünde kamil toplumu yaratmaya koyulmaktır.

10. Münacat ve müşâhede ; Tanrısal sırları ve tecellileri seyretmek, bu yolla tanrısal alemi görmek; Gönül Tanrı evi dir. Gönülde Tanrı ile söyleşide bulunmak; Tarikât ulularını övmek ve onlara bağlılıklarını bildirmektir.

Not: http://www.hacibektasturizm.net/dort_kapi_kirk_makam.html#.VN3ZUfmsVNE  adlı siteden alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...