FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

27.2.15

Sorumluluğun Beş Anahtarı


1-Engellerle nasıl başa çıkılacağını öğrenmek: Olabileceklerinizin hepsini olmak, yapabileceklerinizin hepsini yapmak, işitebileceklerinizin hepsini işitmek, görebileceklerinizin hepsini görmek istiyorsanız engellerle nasıl başa çıkılması gerektiğini öğrenmek zorundasınız. Engeller her an hayallerinizi yıkabilir. Engeller pozitif tutumları negatife, güçlü durumları aciz duruma sokabilir. Negatif tutumun yaptığı en kötü şey, kişisel disiplini yok etmesidir. Kişisel disiplin kaybolduğunda, istediğiniz sonuçlarda kaybolur. Bu nedenle uzun dönem başarıyı garantilemek için engellerinizi nasıl disipline edeceğinizi öğrenmelisiniz. Başarının anahtarı yoğun engellemedir.Büyük başarıları incelerseniz, hemen hemen hepsinin başarıya giden yolda yoğun engellemelerle karşılaştığını göreceksiniz. Size bunun tersini her kim söylerse bilin ki o başarmanın ne demek olduğunu bilmiyordur. İki tür insan vardır. Engellemelerle başa çıkanlar ve engellemelerle başa çıkmak isteyenler. Engellemelerle başa çıkan insanlar ödüllendirilirler. Eğer iflas etmişseniz muhtemelen bunun nedeni çok fazla engellemeyle başa çıkmamışsınız demektir. “İflas ettim çünkü çok fazla engellemeyle karşılaştım” derseniz geri adım attınız demektir. Daha çok engellemeyle başa çıksaydınız zengin olurdunuz. Parasal açıdan daha çok iyi olanlarla olmayanlar arasında ki en önemli fark, engellemelerle başa çıkma yöntemlerinden kaynaklanır. Fakirlerin çok fazla engellemeye sahip olmadıklarını söyleyecek kadar katı değilim.  Sadece zengin olmanın yolunun  başarıya ulaşıncaya kadar engellemelerin üstüne  gitmekten geçtiğini anlatmaya çalışıyorum.
2-Reddedilmeyle nasıl başa çıkılacağını öğrenmek: Bu ilke ikinci anahtarımızdır. Dilde insanı “hayır” kelimesinden daha çok inciten başka bir kelime var mıdır? Bir satış elamanıysanız; 100 bin dolarlık satış yapmakla, 25 bin dolarlık satış yapmak arasındaki fark nedir? Aradaki temel fark, sizi eyleme geçmekten alıkoyan korkuyu yenmek için reddedilmeyle nasıl başa çıkılacağını öğrenmektir. En iyi satıcılar en çok reddedilen satıcılardır. Onlar hayır kelimesini, evet kelimesini duyabilmek için dürtü olarak kullanırlar. Her reddedilmeyi yararlanılması gereken bir fırsata dönüştürebilirsiniz. Engellemeyle karşılaşmayan bir başarı yoktur. Ne kadar çok reddedilirseniz o kadar çok iyi o kadar bilgili ve istediğiniz sonuca o kadar çok yakın olursunuz. Sizi reddeden kişiyi kucaklamalısınız. Bu onun fizyolojisini değiştirecektir. Hayırları kucaklamaya dönüştürün. Reddedilmeyle başa çıkmayı öğrenirseniz istediğiniz her şeyi öğrenebilirsiniz.
3-Parasızlığın baskısıyla başa çıkmayı öğrenmek: İşte mutluluk ve zenginliğin üçüncü ilkesi.  Mecburi yön, sadece finansal baskı değildir. Hiç paraya sahip olmamaktır. Bir çok kimseyi tahrip eden çok çeşitli finansal baskılar vardır. Onlar aç gözlülük ve haset, hile ve paranoya yaratabilir. Onlar duyarlılığınızı ve arkadaşlarınızı çalabilir. Finansal baskıyla başa çıkmak demek; nasıl kazanılacağını nasıl verileceğini ve nasıl tasarruf edileceğini bilmek demektir. Para kazanmaya başladığımda azar işitmeye başladım. Arkadaşlarım beni yadırgadılar. “para içinde boğuluyorsun. Senin problemin nedir?” diye sormaya başladılar. Bende “para içinde boğulmuyorum, sadece biraz param var” şeklinde cevaplar vermeye başladım. Onlar olaya benim gibi bakmıyorlardı. Şu yada bu şekilde farklı finansal duruma sahip olduğum için, beni farklı bir insan olarak algılamaya başladılar. Yeterli paraya sahip olmamak,finansal baskının bir başka türüdür. Muhtemelen bu baskıyı çoğu insan gibi sizde her gün hissediyorsunuzdur. Paranızın az ya da çok olması sonucu değiştirmez. Mutlaka finansal baskıyla uğraşmak zorundasınız.
Tüm kazancınızın %10 unu vermek gerekiyor. Doğru fakat niçin? Bir nedeni, aldığınızı geri vermektir. Diğer nedeni de kendiniz ve diğerleri için bir değer yaratmaktır. En önemlisi dünya ya ve bilinçaltınıza, gerekenden fazlasına sahip olduğunuzu söylemektir. O eğitim için çok güçlü bir inançtır. Yeterinden fazlasına sahipsin demek, hem siz hem de diğerleri istediklerine sahip olabilirler demektir. Bu düşünceye sahip olursanız, onu gerçekleştirebilirsiniz.
4-Rahatlıkla nasıl başa çıkılacağını öğrenmek: Dördüncü hedefimiz, anahtarımız budur. Başarının doruğuna çıkan ve sonra birden bire ortadan kaybolan meşhur insanlar görmüşsünüzdür. Onlar rahatlığa alışmaya başlamışlar ve kendilerini doruğa çıkaran şeyi, ilk planda kaybetmişlerdir. Rahatlık bir vücudun sahip olabileceği en tahrip edici duygudur.  Bir kişi çok fazla rahatlığa alışınca ne olur?  Büyüme, çalışma, katma değer yaratma durur.  Çok fazla rahatlık istemeyin. Kendinizi gerçekten rahat hissediyorsanız büyümeniz duracaktır. Emekliliği daha zengin bir yaşamın başlangıcı olarak da, çalışma hayatının sonu olarak da görebilirsiniz. Başarıyı; daha yükseğe ulaşmak için sıçrama tahtası olarak da yan gelip yatılacak yer olarak da görebilirsiniz. Yatılacak yer olarak görürseniz uzun süre orada kalamazsınız. Rahatlığın bir çeşidi de karşılaştırmaktan kaynaklanır. “Tanıdığım kişilere göre başarılı olduğumdan, başarılı olduğumu düşünüyorum” demek, yapabileceğiniz en büyük hatadır. O sizin arkadaşlarınızın başarısız olduğu anlamına gelebilir. Kendinizi arkadaşlarınızın ne yaptığına göre değil, amaçlarınızla değerlendirmeyi öğrenin. Niçin? Çünkü, sizi değerlendirecek daima birileri olacaktır. Kendinizi kendi amaçlarınızdan başka bir şeyle yargılamayın.

5-Daima almayı beklediğinizden fazlasını verin:  Bu önemli ve son anahtarımızdır. Çünkü bu anahtar eninde sonunda size gerçek mutluluğu getirecektir. Yarı uyanık bir halimle hayata neyin anlam kazandırdığını düşünürken birdenbire “Yaşamın sırrı vermektir” diye bir düşünce içimde belirdi. Yaşamınızın yolunda gitmesini istiyorsanız; nasıl verileceğini öğrenmekle işe başlamalısınız. Bir çok kimse yaşama vermeyi düşünmeden, nasıl alacağını düşünerek başlar. Almak sorun değildir. Almak okyanusa benzer, fakat hareket halindeki süreci başlatabilmek için verdiğinizden emin olmak zorundasınız. Yaşamdaki problem, insanların önce istemesidir.  İlk hareketi siz yapın ve kazanın. Duraklamayın ve almayı beklemeyin. İnce hesaplara başlarsanız oyun biter. “Ben ona verdim. Şimdi verme sırası onun” dediğiniz an oyun bitmiştir. O, gitmiştir ve sonucu tekrar dünyaya geldiğinizde alabilirsiniz. Çünkü sonuç levhası artık şimdiki gibi çalışmayacaktır. Başarı hakkındaki en büyük yanılgı, O tırmanılası gereken bir zirveye, sahip olunası gereken bir şeye, ya da ulaşılması gereken durağan bir sonuca benzer. Başarmak ve tüm sonuçlarınıza ulaşmak istiyorsanız; başarıyı bir süreç, bir yaşam biçimi, zihnin bir alışkanlığı, yaşamın bir stratejisi olarak düşünmek zorundasınız.

Not: Sınırsız Güç (A.Robbins ) adlı kitaptan alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...