FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

6.4.15

Kurşun Kalemin Gücü



İlk eğitime katıldığım da bir kurşun kalemin ucundaki silgiyi temizlemeye yardımcı olmak için kullanabileceğimi öğrenmiştim. Maddeye silgiyle vurabilirdim. Bu kadar. Bu, hatıraları temizlemede kullanılan simgesel bir uygulamaydı. O sıralar yeni çıkan kitabımın bir kopyasını aldım ve üzerine bir kurşun kalem koydum. Aylar boyunca her gün onun üzerine vurdum. Ne zaman onun önünden geçsek, durup kurşun kalemi elime aldım ve ucundaki silgiyle kitaba vurdum. İsterseniz bunun delice olduğunu söyleyin. Ama bu, kitabı çevreleyen hatıraların temizlenmesinde bana yardımcı olan psikolojik bir dürtüydü. Kitap birden en çok satanlar arasına girdi ve dört gün boyunca ilk sırada kaldı. Büyük şirketler binlercesini satın aldı. Wal-Mart onu stokladı. Woman’s Day dergisi onun hakkında uzun bir makale yazdı. “Aklındaki kitabı, içinde Merve olan bir suya batır,” diye yanıtladı. “Bunun delice olduğunu biliyorum. Ama bu günün tarihini at, kitabı suya batır ve neler olacağını gör.” Dedi. Başka bir örnekte seminere katılanlardan birinin deyimiydi. Katılımcı bana gönderdiği e mailde aynen şöyle yazmıştı. “Hafta sonu boyunca, Dr.Hew Len değişim için gereken araçları, entelektüalizm’e karşı gelen araçları vermişti. Sonuçlarını beklemeksizin, itaatkâr ama aynı zamanda kuşku içinde elime aldığım kurşun kalemimle, zihnimden “Çiy Damlası” diye tekrar ederek, sorunlarımı temsil eden üç kelimeyi –“bilgisayar”, “oğul”, ve “koca”-yazdığım bir kâğıt parçasına vurdum. Eve gelene kadar bu kelimelerin gücünden haberim bile yoktu. Eve geldiğim de, kocam ve oğlum beni karşıladı. İkisi de sırıtarak, “Bil bakalım sen dışarıdayken ne aldık?” diye sordular. “Yeni bir bilgisayar?” diye tahminde bulundum. Teknisyenlerin eve gelip saatlerce uğraştıkları iğrenç bir bilgisayarımız vardı.  Daha da önemlisi, geçtiğimiz son birkaç haftadır eski bilgisayarımız yüzünden aile faciaları yaşadık. Bilgisayarlar umurumda değildi. Ben sadece uyum istiyordum.  Hem eşim hem de oğlum, evet, dediği zaman şaşırdım, yeni bir bilgisayar almışlardı.  Bir önceki gece, altı ay daha bekleyip 64 bitlik işlem birimine sahip yeni bir tane almaya karar vermişlerdi. “Tahmin et ne marka?” diye sordular. Dell, Hp, Sony, Gateway, Compac, vs sıraladım. Aklınıza gelen tüm bilgisayar markalarını saydım. Her seferin de, “Hayır. Hayır. Hayır,” dediler. “Vazgeçiyorum!” diye bağırdım. Şimdi 30 yıllık kocam çok sağlam fikirleri olan bir adamdır. Son derece güçlü istekleri var, öyle ki, neye odaklansa ve neyin farkına varsa hemen o anda inanılmaz bir kararlılığa sahip oluyor.  Aklıma kurşun kalemimi alıp zihnimden “çiy damlası,” diyerek “koca”, “bilgisayar” ve “oğul” kelimelerine vuruşum geldi. 3o yıllık bir çatışma böyle hızlı ve zahmetsizce sona erebilir mi? “özür dilerim,” Beni affet,”     Teşekkür ederim” ve “Seni seviyorum,” demek otoriter figürlerimle –anne, telefon şirketi ve koca- hayatım boyunca devam eden dışsal çatışmalarımı değiştirebilir mi? Tüm bildiğim seminer biteli iki hafta olduğu. Dr.Hew Len’in bana öğrettiklerini elimden geldiği kadar adanmış bir şekilde her gün uyguluyorum.

NoT: Zero Limit( J.Vitale ) adlı kitaptan alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...