FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

2.4.15

Sara


Yer Kadıköy iskele meydanı
Zaman bir şubat alazında sabah üstü
Ve grimsi giyinmişti nefesim o gün
Sokak araları üvey evlat misali perişan
Ana caddeye akıyordu en büyük sevgi seli

Kim varsa koca şehirde akın akın doluyor
Sanırsın yeniden fethediliyor İstanbul
Sandallar sefa sürendi koylarında Üsküdar’ın
Ya şimdilerde öylemi ki?
Bacası aç timsahlar gibi tüter vapurların
Yarı uykulu aç bedenleri yutar habire

Ağlıyor yine gökyüzü g/eceden kalma mevsimlere
Dedim ya sokak arası fakir bir yerdeyim
Sanki kaldırım taşlarını dizmiş yaramaz çocuklar
Oyuncak arabalar ardı sıra tren vagonu
Güneş henüz sille tokat çatılara şamar

Çiçeklere çimdik atıyorken, göz kırpıyor bana
Kedice yalaka süzmelerini sürtüyor güneş
Ki hoşuma gidiyor hamamda göbek taşına yatmışça
Masör musalla taşında evire çevire günahımı çıkarıyor
Derken günaşırı bir telefon saldırıyor zamana
Dar tünellerden alıp hayata bağlıyor beni

Dalıyorum katledilmiş ağaçların sahaf mezarlığına
Ve çalışma ofisim gayri meşru ilişkiden peydahlı
İstanbul babalı Kadıköy analı evlad-ı piç sokaktayım
Rutubetli deniz nefesinden titrek bedenimi sundum güne

Seslere kıpır kıpır uyanıyor sokak feri çapaklar içinde
Saat sekiz otuz martılar simit kahvaltısında henüz
Başıbozuk gölgelerini topluyor sokağın insanlar
Ve hayatın orta halini yaşamaya ruhsatsız bir can
Ki ne can nefes uzaklığında koklaşıyor ürkek bakışlarımız

Dudakları bir merhabayı azat etmemişken henüz
Dal gibi kuru elini sıkmaya nail olamadan pejmürdenin
Yılların yorgunluğunu zararına devretti fakir kaldırımlara
Anda yıkılıverdi koca çınar sarılıp ayaklarıma huşuyla
Sanırsın İstanbul üstüme devrildi yedi tepeden

Kirlenir diye öpmeye dahi kıyamazken yattı vatan toprağına
İçmeye toplandı akan kanını saz ekibiyle dili sivrisinekler
Kim bilir nelere feda ettiği sol ayak hortladı acıyla
Bedeni isyanın başı gibi Protezi fırlattı yeniçeri edasıyla

Sekiz köşeli kasketsiz uyumayan baş sığındı gölgesine ilk kez
Ve arka sokakta oynaşan güneş kıvılcımları bile korkuyla
Elektrik çarpmış havale bedeni seyretti bulutuna saklanıp
Kim bilir günde kaç kez yokluyordu cehennem zebanileri
Ve her defasında bedeni kurtarıyordu neye karşılıksa
Yoksa melekler bedeni s/atmışlar mıydı?
Ayaklar altında çiğnenen sara bahaneli onuru
Peki ama neye karşılık neye?




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...