FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

9.4.15

Sonsuzluğum


Ayrılık rüzgârları dolanıyor etrafıma,
Perişan halim çoktandır tedirgin bu saatlerde.
Kapısı açık avluyum pencerem kırık,
Paslı kilidi sök/ülmüş yüreğimin.

Kaçağım iç zulamda astarına gizlenmiş biletsiz,
Akıntısına yolcuyum s/onsuzluğun.

Ve adaca dingin etrafım mavi denizde,
İrini kabuk bağlamış yaralarım düğüm, düğüm.
Bahçesi talan iç avluyum güllerim kurumuş,
Odam boş/almış taşınmış masa, sandalyeler.

Misafirin izi yok ot b/ürümüş sarnıçlarımı,
Gölgeme küs benden habersiz güneşim kışı b/itmez.

Kaç mevsim çiçeksiz renksiz kaldı gelincikler,
Tarla kuşlarına ağıtlarım y/akar kan gülüm.
Toprağıma dargın sırra kadem tüm cemreler,
Akıntısına hazanda yolcuyum s/onsuzluğun.

Gün aydınlanıyor geceye cin/ayet gibi,
Her suskunluk loşluğa açılır bir kapı sanki.
Ağacımla seviyorum suyunu denizimin,
Beni kuşatan gölgeler uyluklarımda sızı gibiyken.

Nazımı uğurlar Marmara zulasında Üsküdar’ın,
Loşluğunda kanım çekilir serapça görürüm.

Ve dalgalarını kedice yalıyor adalarımın Boğaziçi,
Ay/aklarıma yalnızlığıyla dolanırken Kızkulesi.
Anda çam kokular dolar Aydos’tan odama,
Ay dökülmüş kırık penceremden gümüş tepsideyken.

Ekmeği alaza yanık şarabı çam bardaktaysa hele,
Yalnızlığı gibi yorgunluğu da  t/atsız olur mu yılların.
Ellerim istemeden karanlığını okşar siluetinin,
Ruhu sürgün anda bedenine döner loşlukta yalnızlığım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...