FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

5.5.15

Hayal Krizi


Hayatlarımızdaki en büyük kriz hayal krizidir. Bir yerde takılıp kalırız ve kendimizi bir kısır döngüye kaptırırız. Çünkü hayalimizde durumumuzu yeniden yaratmayı reddederiz. Bir dizi negatif veya sınırlandırıcı görüntüyle yaşarız ve bunlara “ gerçek” deriz. Bunu yaparız çünkü kendimizi geçmişin belirli bir Versiyonuna veya çok yönlü bir Halüsinasyona mahkûm ederiz. Geçmişteki ya da şu andaki durumumuzu bırakıp, olmak istediğimize yönelmeye cesaret edemeyiz ve bildiğimize, tanıdığımıza tutunmayı tercih ederiz. Hayal krizi evrenseldir. Karşı karşıya olduğumuz zorlukları aşmak için olağan üstü bilgi kaynaklarından yararlanmamız, enerjimizi ve dikkatimizi gözden geçirip düzeltmeye cesaret edecek bir hayal gücüne yöneltmemiz gerekir. Dünya vatandaşı olmak için (Marcus Aurelius’u bir kez daha alıntılayacak olursak) bizden farklı insanların hislerini ve Motivasyonlarını anlamamızı sağlayan duyarlı bir hayal gücü geliştirmeliyiz. Bir insanın kendini başka bir insanın yerine koyabilme yeteneği, sosyal ilişkileri düzenlemek ve karşılıklı anlayış için hayati önem taşır. Bir sosyopat bu yeteneğe sahip değildir. Dünyamıza huzur ve denge getirmek için tarihsel hayal gücüne ihtiyacımız var. Bundan kastettiğim şey hem geçmişten bize faydalı olabilecek şeyleri getirme hem de belirli bir olay yörüngesinin alternatiflerini-geçmiş şimdi veya gelecek- belirleme yeteneğidir. İster dünyayla ister şahsi hayatımızla ilgili konular olsun, hayal etme eylemi geçmişle yaratıcı bir ilişki kurulmasını gerektiriyor. Geçmişten istediğimiz şeylerden biri çocuk zihninin bilgeliğidir.


Hayal Kurma Pratiği: 

Hayal kurma pratiği yaşamlarımızda “bir şeyler uydurmanın” normal olduğunu ve bunun eğlenceli olduğunu bilen çocuğa yer açmakla başlar. Görecelilik teorisini neden kendisinin geliştirildiği sorulduğunda Einstein şöyle demişti: “Normal bir yetişkin asla durup mekân ve zaman sorunları hakkında düşünmez. Bunlar çocukken düşündüğü şeylerdir. Fakat benim entelektüel gelişimimde bir gecikme oldu, bu yüzden de mekân ve zamanı merak etmeye ancak olgunlaştığımda başladım.” Mark Twain ise şunu demişti: “Hiçbir çocuğun hayal kurmaya zaman ayırmadan büyümesine izin verilmemelidir. Hayal kurmak hayatı zenginleştirir. Her şeyi harika ve güzel hale getirir.” Hangi yaşta olursak olalım, hayatın gerçek dünyasında günlük bir şekilde çalışma yapmaya, orada bir yerlere gitmeye ihtiyaç duyarız. Hayalinizde evinizi yeterince güçlü bir şekilde kurunca o evin hepimizin özlem duyduğu yaratıcı üretim yeri olduğunu görebilirsiniz. “Zihnimde tek bakışta hepsini görebiliyorum. Güzel ve güçlü bir rüyadaki gibi, tüm buluşlar ve yapışlar içinde devam ediyor.” Mozart’ın hissettirdiği zihin de böyle bir üretici yerdir.

NoT: Tesadüfler Hayaller Rüyalar (R.Maas) adlı kitaptan alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...