FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

26.5.15

Sarkaç Deneyi


Aklın nasıl çalıştığıyla ilgili kuramsal tartışmaya girmeden önce şu deneyi yapmanızı rica ediyorum.

Bir parça ip bulun; ucuna bir yüzük bağlayın. Ne tür bir ip kullandığınız ya da ucuna ne bağladığınız aslında o kadar da önemli değil. Yüzüğünüz yoksa bir anahtar ya da askılı bir kalemde kullanabilirsiniz. Önemli olan ipin ucuna bağlayabilmeniz. Şimdi ipin öteki ucunu, sağ elinizin işaret parmağınıza bağlayın. Elinizi hiç kıpırdatmamanız önemli. Bu nedenle, bir masanın başına oturup her iki dirseğinizi de masaya dayamanızı ve sağ bileğinizi sol elinizle desteklemenizi tavsiye ederim. İşaret parmağınızı aşağı doğru indirerek nesnenin masaya dayanmasını sağlayın. Ardından çok yavaş olarak işaret parmağınızı tekrar kaldırarak nesneyi hareketsiz durumda asılı tutun. Bu deneyde en önemli şey, deney boyunca elinizi kımıldatmamanız. Şimdi bakışlarınızı nesnenin üzerinde sabitleştirin ve sarkacın soldan sağa doğru sallandığını hayal edin. Hareketi aklınızda görmeye çalışın, nesnenin nasıl sallanmaya başladığını hayal edin. Soldan sağa, soldan sağa, soldan sağa… Kendi kendinize sessizce “soldan sağa” deyin. Sarkacın gerçektende soldan sağa sallanmaya başladığını göreceksiniz. Önceleri sallanma çok hafif olacak hayal etmeye devam edin. Akıl gözlerinizle sallanmanın nasıl daha da çok fark edilebilir haline geldiğini göreceksiniz. Şimdi elinizi indirip nesneyi tekrar masaya dayayın. Tekrar nesneyi hafifçe kaldırarak boşlukta serbest kalmasını sağlayın. Şimdi nesnenin saat yönünde dairesel hareketlerle çevirin. Hareketi görün. Yavaş yavaş sarkacında aynı şekilde hareket ettiğini göreceksiniz. Bu arada sarkacı tutan elinizin kımıldamamasına dikkat edin. Tabii sarkacı saat yönünün tersine ya da ileri geri de hareket ettirebilirsiniz. Sonuç hep aynıdır. Sarkaç hayalinizdeki yönü izliyor. Müthiş değil mi? Şimdi sarkaç sallandırma alanında dünya çapında bir isim olmaktan vazgeçip burada neler olduğuna bir bakalım. Bir yandan elinizi hiç kıpırdatmadan tutarken, öte yandan sarkacın belli bir yönde hareket etmeye başladığını hayal ettiniz. Başka bir deyişle irade gücünüz birbiriyle çatışıyordu. Ne zaman irade gücünüzle hayal gücünüz çatışırsa kazanan hep hayal gücünüz olur. Şimdi bir başka örneğini düşünelim. Eminim her türlü dönüşü ve manevrayı son derece ustaca yapabildiği ve arabayı gayet güzel park edebildiği halde sürücü sınavını geçemeyen birilerini tanımışsınızdır. Bu kişilerin sınav sırasında gösterdikleri “sinirlilik” irade güçleriyle hayal güçleri arasındaki çatışmadan başka bir şey değil. Sınavı geçmek ve iyi bir performans göstermek istiyorlar ama hayallerinde başarısız olacakları var. Sarkaç deneyinde de gördüğümüz gibi hayal gücü iradeden daha güçlü ve sonuç olarak aday heyecanlanır, gerilir, paniğe kapılır ve sürücü başarısız olur. Arzularınızın gerçekleşebilmesi için hayal gücünüzün de aynı yönde çalışması gerekir. Peki, sarkaç hareket etmeye başlamazsa ne yapacaksınız? Yüzünüz öfkeden kıpkırmızı durumda, kitabı parçalayıp sayfaları sandviç sarmakta kullanmadan önce durun. “Asla vazgeçmeyin.”  Başarılı bir kimse ile başarısız bir kimse arasındaki fark, başarısızın vazgeçtiği noktada başarılının devam etmesidir. O halde tekrar deneyin.

NoT: Olumlu Düşünme (V.Peiffer) adlı kitaptan alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...