FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

8.6.15

Endişe


İşinizle ilgili endişeleriniz varken gideceğiniz partide eğlenemezdiniz. Parasal sorunlarınız varken kızınızın sınavını geçtiğine sevinemezsiniz. Siz endişeliyken başka hiçbir şeyin değeri yoktur. Endişeniz, moralinizi yüksek tutacak hoş her hangi bir olaya gölge düşürür. Gerçekleşen her hangi bir olumlu bir olay endişeniz tarafından yok edilir. Mutluluk ve eğlence sorununuz çözümlenene kadar ertelenir. Bu tutum ciddi bir sorun oluşturmaya başlayabilir. Sürekli bir şey için endişe duyabilirsiniz ve mutluluğunuz için kötü bir haberdir. Dikkatimi çeken bir nokta da endişelendikleri zaman bu şekilde tepki veren kişilerin suçluluk hissettikleri ve birçok konuda hatayı kendilerinde bulmalarıdır. Bir bakıma kendilerini mutlu olmamak yoluyla cezalandırıyorlar. Endişe de bu konudaki özürlerini oluşturuyor. Böyle hareket edenlerde görülebilen çok çeşitli sebeplere rağmen sık görülen karakteristik bir özellik oldukça net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu genellikle kişinin küçük görüldüğü aşağılandığı veya fiziksel olarak istismar edildiği çocukluk yıllarından kaynaklanır. Tüm bunlar çocuğun suçluluk duymasına sebep olur. Bu tepki anlamsız görülebilir ama unutmamalıyız ki çocuk, ana babasının kendisine neden böyle davrandıklarını değerlendirebilecek durumda değildir. Çocuk kendi kişiliği üzerinde odakladığı bir dünya da yaşar. Böylece eğer incitilmişse bunun kendi yaptığı bir şey nedeniyle olduğunu düşünür. Eğer çocuk her hangi bir şey yapmamışsa o zaman incitilme nedeni ana baba sevgisine layık olmadığıdır. Kötüdür, bu nedenle sevilmesi mümkün değildir. Kişinin kendini suçlu hissetmesinin başka bir nedeni ailenin kişinin eğlenmesini ve bir şeylerle oyalanmasını “yanlış”,hatta “günah” olarak değerlendiren tutumudur. Buna göre kabul edilebilir tek yaşam biçimi, hayatı bir gözyaşı vadisi olarak görmek ve bu yönde hareket etmektir. Bu anlayışa göre mutluluk suçluluk duymayı gerektiren havai bir duygudur. Böylece mutluluk bastırılır. Bazı kişiler mutlu olmaktan gerçek anlamda korkmaktadırlar. Çünkü sürekli dikkatli olmazlarsa başlarına berbat bir şey geleceğinden korkarlar. Nedeni yukarıdakilerden hangisi olursa olsun bazı kişiler, kendilerine hoş vakit geçirmek için izin vermekte güçlük çekerler. Ne zaman bir sorun çıksa bilinçaltlarında bir rahatlama duyarlar. Çünkü her şey dünyayla ilgili kafalarındaki resme uymaktadır. Tabi bütün bunlar kişiler sürekli endişeden hoşnut oldukları anlamına gelmez. Bu kadar endişelenmek zorunda olmamayı tercih ederlerdi ama yinede içlerinden gelen bir ses, değişmelerine izin vermez. Böyle durumlarda zihinsel tutumlarında her hangi bir değişiklik oluşturmadan önce genellikle suçluluk duygularının bilinçaltındaki nedenlerini ortaya çıkarmak gerekir. Pekala sizde yukarıdaki örneklerin bazılarının kendi çocukluğunuz içinde tipik örnekler olduğunu fark etmişsinizdir. Ya da şu anda çok büyük bir stres altında olabilirsiniz ve her şey üstünüze üstünüze geldiğinden hayattan zevk alamazsınız. Yaşantınızı etkileyen bu sorun her ne olursa olsun lütfen sıkıntı zamanlarından da güzel şeyler olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bizim farkına varmamamızın nedeni endişelenmekle fazla meşgul olmamızdır. Bu nedenle aşağıdaki noktaları hatırlamak çok önemlidir.
·        Her şey yoluna girer; Zaten hayatın zevkli geçmesi beklenir. Geçmişte başkaları size ne söylemiş olursa olsun.
·        Mutlu olmayı ve keyiflenmeyi hak ediyorsunuz. Herkesin buna hakkı var. Bu hakkı kullanabilmek için gözünüzü ona dikin.
·        Dikkatinizi güzel şeyler üzerinde toplayın. Bakış açınızı olumsuzdan olumluya taşıyın. Bir soruna ne kadar çok zaman ayırırsanız sorun kafanızda o kadar büyür.
·        Aklınızı olumlu şeylerle doldurun. Böylece olumsuz düşüncelere yer kalmaz.
·        Nasıl konuştuğunuza dikkat edin. Sükûnetle konuşun heyecanlanmayın.
·        İlgilendiğiniz şeyler hakkında sakin ve makul şekilde konuşun.
·        Abartmayın. Konuşurken ses tonunuzu düşük tutun ve sorunu basitleştirecek kelimeler seçin. Bu şekilde duygularınızı da kontrol edebilirsiniz.
Değerlendirme:
·        İyi bir yaşantım var. Dikkatim hayatımda her gün olan şeyler üzerinde yoğunlaşmış durumda.
·        Çevremdeki güzel şeylerin farkına vardıkça kendi içimde daha mutlu olduğumu hissediyorum.
·        Sorunlar çıktığında bunlarla sakin ve etkili biçimde başa çıkabiliyorum.
·        Sorunları düşman gibi görmüyorum ve onları ustaca kolayca halledebileceğime inanıyorum.
·        Her geçen gün kendime ve yeteneklerime olan güvenim arttıkça hayattan da daha çok zevk alıyorum.
·        Geçmişi geride bıraktım yeni bir başlangıç yapıyorum. Üzüntüyü ve kederi bırakıp dünyaya yeni olumlu bir insan olarak adımımı atıyorum. Yeni yaşantıma umutla bakıyorum.

       NoT: Olumlu Düşünmek( V.Pfinner) adlı kitaptan alınmıştır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...