FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

2.3.16

Sufi Nefes Egzersizi Yapmak


Bu teknikte nefes alıp verirken hedeflenen şey parasempatik sinir sistemini uyarmaktır. Sufi nefesi dik ve rahat bir oturuş sırasında burundan sakince aldığı nefesi yine burundan daha ağır bir tempoda geri vererek yapılır. Dört birimde aldığın nefesi sekiz birimde vererek günde ortalama 10 dakika uygulayacağın sufi nefesiyle beyin dalganı alfaya çekerek yaşamındaki büyük ve gerçek dönüşümü de başlatmış olacaksın. Nefes alıp verirken beynini durdurmak çabasında olma. O durduğunda zaten ölmüşsündür. Beyni nefesle durdurmak diye bir şey yoktur. Nefes egzersizinde hedef beyni durdurmak değil beyin dalgalarını düşürmek ve vücudu bu mekanizmaya mümkün olduğunca alıştırabilecektir.
·        Kendini iyi ve rahat hissettiğin pozisyonda ( şezlongda ya da yatakta uzanarak, koltukta dik oturarak vb) dilediğin yerde sufi nefesi yapabilirsin.
·        Günün herhangi bir saatinde kendine ayırdığın 10 dakikalık zaman dilimi içinde (koşarken, araç kullanırken ya da uykusuzlukla baş edemeyecek kadar yorgun halde yatağa yattığında yapılmamalıdır.) sufi nefesi çalışabilirsin.
·        Nefes alıp verirken sakin ve dingin olmaya özen göstermeli ve bu alış veriş sırasında burnundan sert soluk sesleri çıkarmamalısın.
·        Gözlerin açık olduğunda beynin saniyede milyarlarca bit veri almaya devam edeceğinden gözlerini kapatarak nefes çalışman çok daha uygun olacaktır. Tekniğin ilerledikçe gözlerin açık ya da kapalı olması önemini yitirecektir.
·        Nefes alırken dört, verirken sekiz sayılarını tutturmaya çalışıp hesap yapma. Önemli olan ağır nefes alıp daha ağır bir tempoda onu geri vermendir.
·        Bu egzersizi günde 10 dakika yapman çok önemlidir. Çünkü beyin ilk 5 dakikanın ardından nefese reaksiyon vermeye başlayacağından 10 dakikalık nefes çalışmasının bölünmesine izin vermemelisin.

Sufi nefesini günlük hayatın içinde ani gelişen olumsuz olayları çözümlemek için başvuracağın acil önlem paketi olarak kullanma. Bu tekniği her gün istikrarla uygulamaya devam ettiğinde zaten yaşanan olumsuzlukların çözümüne kendi içinde sahip olacaksın. Sufi nefesini geçici günlük egzersizlerin olarak değil, cennetine açılan kapın olarak bütünüyle hayatına al.
SUFİ NEFSİNİN HAFTALIK GELİŞİMİ
1-Hafta: Nefesi ilk uygulamaya başladığında hemen bir iyileşme de hissetmen mümkün, hiçbir şey hissetmemen de. Sorun değil. Her ikisi de gelişimin doğal bir parçası. Esnemelerinin artması, uyuma isteğin, hatta duyduğun ağlama arzusu bile gayet normal şeyler. Nefes çalışmaları aynı zamanda bir bilinçaltı terapisi de olduğundan, bilincin yumuşakça altından bir takım blokajlar kalkacaktır. Yaşayacağın ağlamalarla aslında bu ruhsal blokajları da çözüyor olacaksın. Panik atağı olan ya da anksiyetesi yüksek kişilerin nefes alıp verişi sırasında yoğun kalp çarpıntıları hissetmeleri, her hangi bir sorun yaşadıklarına işaret etmez. Nefes alıp verirken ölen kimseye rastlamadım henüz. Bu gibi durumlarda nefes çalışmasına 5 dakika kadar ara vermeleri ve daha sonra tekrar yapmaları gerekir. Çarpıntı gerekçesiyle bu egzersiz terk edilmemelidir. Anksiyetesi yüksek insanların bedeni yüksek nabız sayısına alışkanlık gösterdiğinden, nefes çalışmasıyla kalp atımlarının yavaşlamasına doğal olarak zihinsel tepkiler verebilirler. Ancak sufi nefesinde istikrarlı olurlarsa bir süre sonra kalplerine şunu kabul ettirmiş olacaklardır. “Sen yüksek hızla atmaya fazlasıyla alıştığın için yavaşlamanın normal olmadığını düşünüyorsun. Oysa sağlıklı olan ve olması gereken senin yavaş ve huzurlu atmandır.”
2-Hafta: Giderek daha hızlı sakinleşmeye başladığını fark edebilir; yaşanan olumsuzluklar karşısında moralini daha çok toparlayabildiğini görebilirsin. Kendindeki değişimi fark etmen daha zor olacağından bu egzersizle aslında sende hiçbir şeyin değişmediği hissine de kapılabilirsin. Başarısızlık hissinin çok kısa ancak doğal bir süreç olduğunu bilmeli ve buna rağmen sufi nefesi egzersizinden vazgeçmemelisin. Nefes’in seni istila edip de etkilememesi mümkün değil! Bu egzersiz tartışılabilir bir ruhsal yöntem değildir. Etkisi kesin, bilimsel ve fizyolojik sonuçlar yaratacaktır.
3-Hafta: Üçüncü haftadan sonra yakın çevrendeki insanlar sendeki değişimi görmeye başlayacaktır. Daha sakin, daha eğlenceli, daha toleranslı, daha hoş görülü olmaya başladığınla yüzleşerek sendeki bu olumlu halin tadını çıkarmak isteyeceklerdir.
4-Hafta: Algın değiştikçe hislerin ve tepkilerinde değişmeye başladığından, verdiğin olumlu tepkilerin yaşanan olayları nasıl etkilediğini göreceksin. Şimdilik sana mucize gibi gelen, oysa her biri senin için değişen algı ve hissediş şeklinle ilgili olarak verdiğin reaksiyonlardan kaynaklanan güzel deneyimler tecrübe etmeye başlayacaksın. İlerleyen haftalar, aylar ve yıllar içinde bu gün olduğun kişinin hayli uzağında, bir masalın kahramanı olarak yaşamını sürdürmekte olduğunu fark edeceksin. Bütün bu ödevlerin etkisini görebilmek için kafein kullanımından vazgeçmen gerekir. İnan sana bir kahvenin verdiği hazdan çok daha fazlasını vaat ediyorum. Kafein sempatik sinir sistemini uyarıp seni hızlandırdığından, yaptığın nefes egzersizleri ise parasempatik sinir sistemini uyaracağından nefeslerinin etkisini tam görmek için bana güven ve kafeinden uzak dur. Zaten hayat seni yeterince strese sürüklüyor. Bunun üzerine ayrıca kafeinle kendini strese sokmana hiç gerek yok.

NoT: Aşkın İstilası YOL (M.Hara) adlı kitaptan alınmıştır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sizin Yorumunuz.!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...