FİRARİ MÜRDÜM ÇİÇEĞİ kitabım ÇIKTI okudunuz mu ?

11.9.17

Yirmilik Bıçkın


Yirmilik bıçkın delikanlıca
Nede yakışıklıyım musallada
Gözlerin kırpıştırır suçlular
Ben mavide dobra dobra
Helallik dilenmem kirli vicdanlardan

Ben yirmilik bıçkın delikanlıca
Her güldüğümde az ölmelerime
Daha bir çoğalıyor doğurganlık
Siyahların esrarı dil yanlışlarım
Yaşlarımla yaşlanır yaşanmamışlıklar

Ben yirmilik bıçkın delikanlıca
Hangi dine benzesem
Soytarı kilitler dilime dalaşır
Her hangi direğe ulaşsam
Mors alfabesi sesim doğurur

Ben yirmilik bıçkın delikanlıca
Ölümüm yırtarken bir ekim sabahını
Kanaviçeye kırmızı kuş işler anam
Gizlemez kuru öksürüğü ağam
Asılır  havada yavuklu mendili

8.9.17

Riçik'e Mektup


Son günleriydi Ağustos yazının düzgün baba ve silbus star dağlarında şafakla uyandığında riçik. Tum çeşmesinde susuzluğun gidermeden haber uçurdu coş baba pozereş tepesinden. Zaten hepten bozuk yollarını toza toprağa bulayan homurtuya kulak verdiğinde üç beş yaşlı canlının kahvaltı için bacasını yeni yeni tüttürdüğüne şahit oluyordu istemeden . Asık suratının uyku mahmurluğuyla gıcırdıyan pas tutmuş gönül kapısını açtığında dışardaki karmaşanın gürültünün asıl sebebi çehresini değiştirmişti. 
Koynunda doğup büyüyen asil ruhlu çocukları birer birer terk ettiğinde ilk kez gülümsüyordu. İlk kez güneş gözlerini kör edercesine kamaştırıyordu. Birden içindeki isyan alevi tatlı bir mutluluğa dönüştü. Bunca yıldır beklediği unutulduğunu sandığı çocukları çocuklarıyla ayak basmıştı yeşili fistan eteklerine. Küt küt atan uslanmaz söz dinlemez kalbi fırlayacaktı yerinden sanki. Çalınan onca davul zurna çığlık haykırışlar uyandırmaya yetmemişti kış uykusundan. Kızıyordu kendince uykuya yenik düşen yaşlı bedenine  yolunu gözlediklerini karşılamayışına. Ve bir dengbejin yürek yakan ağıtlarıyla stranlarını dile getirdi dönüp yoldaşı düzgün babaya. Duaları dilekleri kabul görmüş çifte bayram yaşıyordu artık. Misafirlerini ağırlamaya koyuldu hemen. Haber saldı rüzgâra güneşe ve toprak anaya. Yer gök mavi yeşile büründü. Kuşkusuz en güzel ışıklarını sundu güneş tatlı tatlı. Rüzgâr meltemlerini yaydı dört bir yana dağı  taşı serinletirken en güzel yeşili alları giyindi doğa el ele yaratılırken beşinci mevsim. Bunları görür duyarda yerinde durur mu Munzur? Aldığı gibi köpük köpük süt sularını serinletti ayrılık özlem hasretle yanan yüreklerini naçar dersimlilerin. Şimdi sustu yer gök yalvarış yakarış dua ve minnetlerle. Açılıp arzın kapısı huşuyla ulaştı kainatın yaratıcı bağışlayıcı asıl sahibi rabbime. Şüphesiz dileğini aldı kulunun uğursuzu kalbi karaları engelledi sevgi çeperiyle. Zulme karşı kenetlendi dersimliler uçtu barış güvercinleri eller bir kez daha uzandı semaya. Yırtık sözcükler lâl dillerden dökülürken  #elinebelinediline sahip ol dedi pirim...  Ardından buyurdu ehli-beyt  toplandı imamlar kurdu kırklar semahı hacıbektaşı velim. Kanayan yarayı sararcasına kucaklamıştı genç yaşlı yerli yabancı tüm sevenlerini yürek patlatan ceylan derisi davul ve söğüt dalından koparken feryat eden zurnanın yaralı ezgisiyle riçik.  Gün bu gün dedi dersimliler kurbanıyla bayramını kutlamayla halayını suskun isyanıyla zılgıtını çeke çeke dem vurdu telli turnayla. Arınıp yıkandı günahlarından suyunda bağinin golanın lokmalar eşliğinde. Tavaf edildi ocaklar dağ taş kutsala değer ne varsa. Buluştu küs ayrılık özlem çeken ana baba kardeş yavuklular. Onca yıl toprağında rahatsız yatanlar erdi huzura. Söylendi geçmişe dair yalan gerçek sevgi sözleri. Doyurdu ruhlarını tıka basa dersimlilerin riçik. Ayrılığın açlığına sevdasına doydu riçik cumhuriyetinin cefakâr  dersimlileri. Veda zamanı gelip çarptığında kısa bir nefesle bükme boynunu kurban olduğum sendeki sabır direnme varken bendeki özlem sevgi sen kadar gerçekken kim ayırabilir kim yıkabilir ölümden başka #Riçik ? Söyle kim sevebilir uzaktan bizi biz gibi. Bedenimizi yontan yıllara sevdamızı ekmeğimizi bölen yollara dayan aşk ile diş ile umut ile. Ata yurdum riçik dayan İnat ile sabır sükût ile dayan. Dayan ki yenildiğin yıkıldığın görülmesin. Sen dayandıkça dersim var olur. Sen varoldukça dersimliler ayakta durur. Şimdi aç kolların kurban olduğum son kez sarılayım yol ver ver ki güneş terkisinde batmadan ayrılayım. Gurur duyar yol geçen hanı Mohundu gelmelere ötemde Kardere hüzünlü kalbi kırık deresi kuru  vermezken sesimi geri Qunepire. Nefesini sende aldı dersimliler. Dönme yüzün eğme boynun kurban olduğum dönersen gidemem. Kalan yanıma sitem etme istemesende hep yanındayım. Hani "Kusura bakma diyorsun ya bakılacak kusurun varmı ki? Varsada baktığım kusurlarının çaresizliğiydi beni sana çeken #Riçik"

      ________İrfankarabuluT________

28.8.17

Üç


Üç vakte
Kıstırır sesleri kerpeten
Üç kaşıktan
Akar derin kuyuya kefaret
Üç tekerlemede
Yarım oyundur çocuklar

Üç ham meyve masalı
Sabır sükût selamet
Üç mertebe olgunluğun
Çırak kalfa ustalık
Üç halsiz element iklimden
Düşer mi paya bilinmez cemre

Üç hakikat ışığı kâinatın
Ay, yıldız, güneş
Üç gayesi yaşamın
Hava su toprak
Üç halde iz süren ırk insanoğlu
Dün bu gün yarın

Üç devri dünya âlemi ömür
Çocuk genç yaşlı
Üç molası yorgunluğun
Sabah öğlen akşam
Ve ezberimde üç kelime
Allah Muhammed ya Ali

12.8.17

Hani Kardeştik


On ikide bir alır aklımı eylül
Orta çağa has prangayla
Takar çelmeyi bileklere kelepçe
Uyku asılır damlara kır beyazı
Hani kardeştik sözüm ona

Öptüğünde şafak toprağı
Ucun törpüledi dağın güneş
Gece yatağın dürdü utancından
Düş sanıp boğazındaki kılçığı
Hani kardeştik sözüm ona

Demiş ki “insan yaşadığı yere benzer” * şair
Öyle mahzun vazoda kırık yoksul
Solgun gül gibi eşiğinde ölümün
Çığlığın sürer buzlu cama öylece
Hani kardeştik sözüm ona


11.8.17

Hiçlik Mertebesi


Yarılsın tarifi mayhoş arz
Ardımca açılsın hakikat perdesi
Parçalansın porselen acılar
Umudu ölgün mabedine

Kopacak göktaşı gönlüm sınırından
Vakti dar örseli buzul çağı yüzüm
Çitiler ömrümü sevgi yumağı
Gülümser ufuktan diri mavi

Dili küf lirik püskürtür
Tanrı diyarına üvey Sappho
Şaraba gün yıkar Lukas
Gün geriyor göçebe sülün

Sırların kusacak çürük gece
Sürgüsü paslı kapıdan
Can çekişir hiçlik mertebesi
Efkâra boğulur gönül

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...